İnsanlığın Ortak Hafızası

İnsanlığın Ortak Hafızası

Amentümüzün bir rüknü de peygamberlere imandır. Kur’ân’ımız mü’minleri şöyle tarif eder: “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. ‘O’nun peygamberlerinden hiçbirinin arasını ayırmayız’ dediler.” (Bakara, 285)

İsmi bilinenler dışında başka peygamberler de gönderilmiştir. Ayette Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e şöyle hitap edilir: “Senden önce de elçiler gönderdik; onlardan sana hayat hikâyelerini anlattıklarımız var, anlatmadıklarımız var.” (Mü’min, 78) Bildiklerimiz ve bilemediklerimiz ile peygamberlerin tamamı bizim için insanlığın büyük nebevî ailesinin mensuplarıdır. Onlar hakikatin insan halleri, insanlığın ortak hafızasıdır.

Kitabımızda nakledilen peygamber kıssalarında geçmişin biyografik ya da kronolojik bir ayrıntısından daha ziyade, geçmiş üzerinden insanı inşa etmek maksadı sezilir. Kıssalar örnek bir insanın duruşunu tarif eden hayat dersleridir. Bir peygamberin hayatından seçilen birkaç sahnede insanın bütün hayatını aydınlatabilecek ahlâk dersleri verilir.

Kur’an’ımızda bu bakımdan dikkat çekici emirlerden biri “uzkur-hatırla” emridir. Kur’an’ın istediği yalnızca bilmek değildir, hatırlamaktır. Bilmek zihnin işidir; hatırlamak ise bilginin hayatın içine çağrılmasıdır. İnsan sıkıntıya düştüğünde Hz. Eyyûb’u, yalnız kaldığında Hz. İbrahim’i, güç sahibi olduğunda Hz. Dâvûd’u hatırlıyorsa kıssa maksadına ulaşmış demektir. Çünkü insanın ahlâkı biraz da kimi hatırladığıyla şekillenir.

Yeni dönem abonelerimize hediye edeceğimiz Peygamber Kıssaları kitabımız insanlığın ortak mürebbileri peygamberleri “uzkur” emrine uyarak gündeme taşımayı amaçlıyor. Kitapta kıssaları bugünün insanına yön veren nebevî tecrübe levhaları olarak okumaya çalışıyoruz. Maksadımız, “Ne olmuştu?” sorusundan ziyade “Bu hadise bugün bana ne söylüyor?” sorusunu öne çıkarmaktır.

Kapak konumuz da aynı hakikati işliyor. “Allah’ın İnsanlara En Büyük Lütfu: Peygamberler” derken Rabbimizin insanı kendi aklı, tecrübesi ve içine doğduğu dünyanın kabulleriyle baş başa bırakmamasını kastediyoruz. O bize hakikati bildirmiş, fakat bununla yetinmemiş, o hakikatin nasıl yaşanacağını gösterecek rehberler de göndermiştir. Peygamber nimeti Allah’ın insana yalnız yolu tarif etmesi değil, o yolda nasıl yürüneceğini de göstermesidir.

Nebevî örneklik, Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’de kemale ermiştir. Rabbimiz O’nu kıyamete kadar gelecek insanlığın önüne “üsve-i hasene”, en güzel örnek olarak koymuştur. Bu yüzden peygamberleri hatırlamak biraz da Peygamberimizin güzel ahlâkını ve oradan yola çıkarak nasıl bir insan olmamız gerektiğini hatırlamaktır. Kapağımız ve Peygamber Kıssaları kitabımızla yapmak istediğimiz insanlığın ortak hafızasındaki kutlu örneklerle hayatımızı diriltmektir.

Peygamber Kıssaları kitabımızın ilk baskısı tamamlandı ve abonelerimize ulaştırılmaya başlandı. Temennimiz, bu eserin bugün bir kütüphane hacmine ulaşmış diğer Altınoluk hediye kitapları gibi dönüp dönüp okunacak ve istifade edilecek bir sohbet kitabı olmasıdır. Hayatın farklı imtihanlarında başvurulacak bu nebevî hafıza kitabını alınız ve başkalarının almasına da vesile olunuz. Bir sonraki sayımızda buluşmak ümidiyle hepinizi Allah’a emanet ederiz.

 

TAZİYE: Dergimizin kurucusu ve imtiyaz sahibi Muhterem Abdullah Sert Hocamızın refikaları Zehra Sert Hanımefendi dâr-ı bekâya irtihal ettiler. Merhumeye Allah’tan rahmet, başta Hocamız olmak üzere yakınlarına baş sağlığı ve güzel sabır niyaz ediyoruz.